II.
Ortalık karışıktır
Tabanca çekmek zorunda bırakıldık
Bir tarih de biz düşelim
İşe başlamanın tam da sırası
Aşk gitti, başka Kaleler kaldı geriye
Ortalık karışıktır
Ezanda Çocukları asabilirler
Aysız ve Kanla ısıtılmış Gece
Bir Mayıs gecesi belki de
Ortalık karışıktır
Şiir de barut kokuludur artık
Kelimeler ölüp gidiyor Usta
Gül boğuldu, Zulüm atını aylandırdı
Ortalık karışıktır
Yusuf’un ütüsüz bir gömleği bizde
Hüseyin yüzümde bir rüzgâr Hüzün kaldı
Deniz bir koyu ateşle tutuşup yandı işte
Ortalık karışıktır
Halûk koşarak geldi bir Gazeteyle
Susmaya başladım birden
Düştüm ve soludum devedikenler içine
Ortalık karışıktır
Yazların ve Güzlerin acemi sözleriyim
Her şeyi yarım kalmış bir İkindi Kuşunun
Tek başına yuvasına dönüşüyüm artık
Ortalık karışıktır
Suratım yağmurla hırpalansa da
Gidip Nar çiçekleri serpmeliyim
Uzun ve Genç uykuları üstüne
Ortalık karışıktır
Şiir bile Tabanca çektirirken
Bir Tetik, birdenbire bir Tetik
Kol düştü, başka Kaleler kaldı geriye
Özetle: üretim ve tarih ötesi bir suratın mülk sahibi
Kaçar, nefesi tüketir ve saklanır
Ergin Günçe